16 Kasım 2014 Pazar

Her Aşk Bir Orospu Yaratıyor



   Hayatında bir kere, birine yana yana aşık olan ve sonra kaybeden herkes bilir bu gerçeği. Yolunu kaybeden aşklar, bir orospuya gebedir. Hayatın kendisi bir kerhane çünkü, kaçışı yok. Ve orospuluğun da cinsiyeti, kişiliği yok.




   Çok eskidendi, belki dokuz, belki on yıl önce. Onunla ilk tanıştığımda hayalleri, idealleri olan genç bir çocuktum. Çok yaralıydık belki ikimiz de, ama bir şekilde birlikte dünyaya tutunmayı başarabilmiştik. Hem sevgili, hem arkadaş, hem aile gibiydik. 
                      
   Bütün renklerin, seslerin ötesine uzanan gizli bir yol keşfetmiştik. O gizli yolda kimse görmeden severdik birbirimizi. Ayın gülen yüzünde dans ederdik. Işığını bizden alırdı ay. Gökyüzünü maviye boyardık her sabah, kuşlara uçmayı öğretirdik. Denizin tuzuyduk, çiçeklerin yaprakları. Güneşe dokunurduk, yanardı. Denize dokunurduk, dalgalanırdı. Bir ağaca dokunurduk, bahar gelirdi. 

   Sokaklar evimiz gibiydi. Çok paramız yoktu, kışın bile sokaklarda gezerdik hep. Tek bir atkıya sarınırdık, elele tutuşarak ısınırdık. Bazen bir banka oturup mandalina yerdik, hayaller kurardık. Kimseden korkmadan öpüşürdük, kimseyi katmadan yaşardık sevgimizi. Biz birbirimize yazılmıştık ya hani, başka hiçbir şey umrumuzda olmazdı.

   Çırılçıplak soyunduk bir gece. Dokundum, onun bir şiirden yaratılan bedenine. Cennetten bir gece çalmışcasına sokulduk birbirimize. Terli kasıklarından öptüm, göğsünün kokusunu içime çektim. Dudakları göğüslerimde gezindi, meme uçlarımda, göğüslerim çiçek açtı sanki. Önce yatak tutuştu, sonra bütün oda alev aldı, biz o alevlerin arasında serin bir su gibi yüzdük. Çok toyduk ama, korktuk aşkın zirvesine çıkmaktan. Sadece dokunmakla, öpmekle yetindik, daha ileri gidemedik. Bedenlerimizi içiçe geçiremedik, tamamlayamadık o mucizevi ayini. Çırılçıplak sarıldık, uykuya bıraktık kendimizi. Göğsünü koklayarak uykuya daldım, göğsünü koklayarak uyandım uykumdan. Daha sıkı sarıldım, hiç bitmesin diye bu masal.

   Sonra bir gün onsuz bir dünyaya uyandım. O yoktu, gökyüzü mavi değildi. Güneş yanmıyordu, ay karanlıktı. Kuşlar başka yerlere göç etmişti, denizler durulmuştu. O günden sonra bahar hiç gelmedi. O bir gece alev alev yanan yatağım buz dolu bir küvete dönüştü, ben bir masal prensesinden kül kedisine dönüştüm, o gizli yolumuz kayboldu, bahçelerimiz harap oldu. Bir daha hiç yolumu bulamadım.

   Ona kızdım, kendime kızdım, birbirimizi kaybetmiş olmamıza kızdım. Bütün renkler anlamını yitirdi, bütün masallar, bütün hayaller. Rüzgarda savrulan bir yaprak gibiydim artık. Nereden geldiğimi, nereye gittiğimi unuttum. Bir gün hiç tanımadığım bir adama yanaştım ve yattım o adamla. İlk cinsel birliktelik, ilk seks. Hiçbir anlamı yoktu. Hiçbir şey hissetmedim. Sadece kırgın ve kızgındım kendime. Onunla olamamıştım ya, kiminle olduğum önemli değildi artık. Onun kokusunu silmek istedim, yok etmek istedim kendimi. Öldürmek istedim bütün umudumu, benimle birlikte bütün güzel duygularım, umudum da ölsün istedim.

   Kendimi aşağıladım, dibe vurana kadar batmak istedim. Başka adamların altına yattım, üstlerinde inledim. Ağladım bazen o adamlar farketmeden, gözyaşımı bile öldürmek istedim. Sevdiğim bazı adamlar da oldu ama, sevmeye başladıkça kaçtım hep. Yalanlar söyledim hepsine, yalandan bir dünya kurdum, kandırdım. Yüzümü onda bıraktım, yüreğimi onda bıraktım çünkü. Ona söylemek istediklerimi başka adamlara söyledim, ona yazdıklarımı başka adamlara okudum. Onu özlediğimde başka adamlara sarıldım, başka adamlarla uyudum.

   Ondan hiç kopamadım, bazen aradım onu, bazen o aradı beni. Bazen görüştük, oturup sohbet ettik. Her şey yolundaymış gibi yaptım, onsuz da mutluymuşum gibi yaptım. Birkaç defa yeniden denedik birlikte olmayı, beceremedik. Her seferinde yaralarımızı kanatarak, yeni yaralar açarak ayrıldık. Sonra pes ettik. Kayıp hayatlarımıza döndük. 

   Ona hissettiklerimi hiçbir zaman anlatamadım. Gururdan mı, yoksa korkudan mı bilmiyorum. Başka adamlara onu hayal ederek anlattığım şeyleri ona hiç söyleyemedim. Onu özlediğimi söyleyemedim, onu nasıl sevdiğimi, onunla bir an olsun yanyana olmak için canımı bile vereceğimi, onun benim için hem hayat, hem ölüm olduğunu, nerede, kiminle olursak olalım onu sevmekten vazgeçmediğimi hiç söyleyemedim. Bazen ölmesini istedim, ölseydi bekleyemezdim onu, içime gömerdim, böylesine öfke ve tutkuyla dolu olmazdım. Belki başka birine bile aşık olabilirdim, hayatıma devam edebilirdim belki. 


   Ama o hala yaşıyor, bir yerlerde, başkalarıyla. Biz hala konuşuyoruz bazen, iki arkadaş gibi. Sesini duyunca ayaklarım yerden kesiliyor hala. Hala özlüyorum onu, ağlıyorum bazen. Ama artık gözyaşlarımı öldürmek istemiyorum. Bazen bir orospu oluyorum, bazen küçük masum bir kız çocuğu, bazen olgun oturaklı bir kadın. Dibe vurdum, dünyanın dibini gördüm, hayatın dibini, aşkın dibini. Şimdi akıntıya bıraktım kendimi, sanırım yavaş yavaş büyüyorum.

10 Kasım 2014 Pazartesi

Adam var mı Adam?



Adam Sorar : 
Kaçınız çıplaklığınıza güvenmek yerine karakterinize güvenecek kadar kadın’sınız?

Kadın Cevap verir : 
Kaçınız çıplak bedeni sahiplenmek yerine, üstünü örtecek kadar adam’sınız?  


Evet, durum bu kadar vahim. Biz erkeklerin hep konuştuğu şeylerdir bunlar. Kapitalist zihniyete hizmet eden kadın bedeni. Mal ve hizmetlerine alıcı bulmak için reklamlarda kadın vücudu sergileyen bir ekonomik düzen. Kadın vücudunun bir meta olarak kullanılmasından rahatsızım. Eminim benim gibi düşüneni de çoktur. Kendini kullandırtanlar hakkında kötü konuşmalarımız. Kadın kendi kendini meta olarak kullandırtıyor. Niçin mi? Para için.

Ama…
Kocaman bir ama…

Bunlar erkekler için yapılıyor. Erkeklerin ilgisini çekmek için. Ekonomik olarak erkeklerin alım gücü daha fazla olduğu için. Erkekler daha çabuk kandırıldığı için. Bu görüntüler hoşumuza gittiği için. Çıplak kadın bedeninden etkilendiğimiz için. Peki, neden rahatsız olduğumuzu söylüyoruz bunlar hoşumuza gitmesine rağmen?

Kocaman bir çelişki…


Evet, kaçımız bir kadına baktığımızda yüreğini görüyoruz? Kaçımız ilk olarak meme ve kalçaya bakmıyoruz? Kaçımız çıplak bedeni sahiplenmek yerine, üstünü örtecek kadar adamız?


Kadınlara;
Kullandırtmayın kendinizi. Memeleriniz veya kalçalarınız ile öne çıkacağınıza zekânız ile öne çıkın.
Erkeklere;
Kadınlara dişilik sembolleri için sahip çıkmayın. Yol arkadaşınız ve en sadık dostunuz oldukları için sahip çıkın.


Saygılar…

5 Kasım 2014 Çarşamba

KırmızıElmaSözlük = EdepsizKadınSözlük

Neden edepsiz kadın sözlüğü deniliyor bu sözlüğe anlamıyorum. Erkekler siklerini ağızlarından düşürmeyince bişey olmuyor da kadınlar amlarından bahsedince edepsiz mi oluyor?

Geçen gün bir sözlüğe yazar olayım diye düşündüm. Hem kim bilir belki orda benim blogtan konu açılır da fikirlerimi orda da söylerim diye derken bu sözlüğe rastladım. Direk kayıt oldum. Sözlüğün formatını bilmeden içindeki yayınlardan haberim yokken meğersem kurtlar sofrasına düşmüşüm, dermişimJ Daha çaylak modunda beklemedeyimL

Erkeklerin sik muhabbeti kadar kadınların da am muhabbeti var burada. Fikirlerimle uyuşuyor buradaki girdiler.  Kadınların bu kadar cesur bir şekilde fikirlerin söylemeleri güzeldir. Aslında bu blogla kırmızıelmasözlük aynı şeyden bahsediyor. Ben dile getiriyorum onlar direk yaşıyor.

Çok güzel yapmışlar. Haddinden fazla bile erkelerin üstüne gelmişler. Yapacak bişey yok. Yıllarca biz üste çıktık birazda onlar üstte olmanın zevkini yaşasın di mi ama?

“bi erkek içini size döküyorsa iki seçeneğiniz vardır ya el ense göt parmak arkadaş olacaksınız ya da bekletmeden amacaksınız

Böyle bir girdi gördüm. Bir kadın daha ne kadar açık olabilir ki diye sormayın. İç dünyaları bizimkinden pekte farklı değil. Empati yapmak lazım aslında. Sen istiyorsan o da istiyor. Bide şu var ki bu onları öne geçiriyor. Binyılların patlama olayı var onlarda. Tarihin hiçbir döneminde kadınlar bu kadar açık seçik kendilerini ifade edemediler. Bu binyılın acısını bizden fena çıkaracaklar.

Bazen erotizm kokuyor yazdıkları bazen eğlenceli ama çoğunlukla nefret kokuyor. Erkeklerin her lafına bir laf sokma olayı. Kötü mü peki? Elbette değil. Takdir ediyorum.

Bütün kadınlara anne profili çizip buna uymayanları orospu diye niteleyen kadın düşmanı toplumumuz varken böyle cesaretli kadınların ilerleyişi elbette bir farkındalık yaratacaktır. Am göt taşak muhabbeti sana güzel de onlara neden yasak olsun ki?

Bilmem başka sözlüğün kadın versiyonu diyorlar bu sözlük için. Neden? Kadınlar kendilerine özgü olamıyorlar mı? İlla erkek yapar, kadın yaparsa da taklit eder mantığı var anlamıyorum. Ben çok yaratıcı buldum şahsen.

Fazla mı sert oldu? erkek egemen dünyanın 1 yaşındaki bir bebeğe tecavüzü kadar sert değil.

Şimdilik bu kadar diyelim. Am göt muhabbetinin tekeli erkekte değildir diyip kapatıyorum.

Bide şu var diğer tüm sözlüklerde türk kızı rus kızı diye karşılaştırmalar var. Beyler hiç birimiz Brad Pitt değiliz, ayık olalımJ

2 Kasım 2014 Pazar

Eski Sevgili



" tam bir baş belasıdır eski sevgililer. Hele birde değer vermişsek ve onun bize değer verdiğini görmüşsek eskiden. kimsenin bilmeyeceğini bilsek herhalde böyle derin iz bırakmış eski sevgiliyle bol seksli bir geceyi reddetme gücümüz yoktur hiçbirimizin. "

   Bu üstteki cümleleri Hakan yazmış. Ben de müdahale etmek, üzerinde oynamak istemedim. Olduğu gibi bıraktım. Her ne kadar düşüncelerine katılmasam da. Kimsenin bilmeyeceğini bilsek ? Eski sevgiliyle bol seksli bir gece ? Sanırım kadınlarla erkeklerin farkı da tam burada. Biz daha duygusal bakıyoruz dünyaya. Daha kırılganız bu yüzden. Bu yüzden daha çok hırpalanıyoruz, daha çok acıya maruz kalıyoruz. Bu yüzden belki de erkekler kadınları anlayamamaktan yakınıyor. İçimize doğru derinleşen bir dünyamız var, tıpkı rahmimiz gibi. O dünyayı göremiyor erkekler, suretimizden ötesine dokunamıyor.

   Bir erkek eski sevgilisini düşününce onunla yaptığı seksi düşünüyor belki, onunla bir araya gelme şansı olsa yine seks yapmak isteyecek belki.( Tam olarak bilmiyorum erkeklerin bu konudaki düşüncelerini, yukarıdaki cümlelerden çıkarım yaptım sadece. ) Ama kadınlar o seksi değil, öncesini veya sonrasını düşünürler genelde. Seksten sonra içtikleri sigarayı, o sigarayı içerken konuşulan şeyleri, ellerini tutmasını veya, gözlerine bakmasını. Paylaştıkları mutlulukları, hüzünleri. Söylenen iyi ve kötü sözleri. Bu yüzden bir kadının eski sevgilisiyle bir araya gelebilme şansı olsa, seks düşüneceği son şey olur. Seksi de düşünebilir tabi ki, ama  daha geri plandadır. Kadın anlamak ister çünkü olup biteni, erkekse sadece yaşamak ister. Kadın erkeğin gözündeki o eski sevgi dolu bakışı yakalamaya çalışır, erkek daha somut, fiziksel şeyler düşünür.



   Kadın tekrar incinmeyeceğinden emin olmak ister. Çünkü eğer derin bir iz bırakmışsa o eski sevgili, onunla geçireceği bir gece her şeyi daha kötüye sürükleyebilir. Kabuk tutmuş yaralar kanayabilir, acıtabilir, dayanılmaz raddeye gelebilir. En kötüsü de unutmak için geçtiği bütün yolların sıfırlanabilme ihtimali.

   Tabi bütün kadınlar veya erkekler için aynı şeyleri söyleyemem, elbette diğerlerinden farklı düşünenler, hissedenler vardır. Nasıl düşünürsek düşünelim, önemli olan empati kurabilmek, karşımızdaki insanın hissiyatına değer vermektir. Bazen çok arzulasak bile eski sevgiliyi, onun duygularını incitme ihtimalimiz varsa eğer, arzularımıza ket vurmalıyız. Kimsenin bilmemesi olmamalı önem verdiğimiz şey, kimsenin incinmemesi olmalı. Ben böyle bilir, böyle yaşarım.

   Bu yazıya başlamadan önce eski sevgiliyle ilgili dile getirmek istediğim başka şeyler vardı ama Hakan'ın cümlesinden etkilenmiş olmalıyım ki yalnızca o açıdan bakabildim. İlerde belki tekrar yazarım bu konuyla ilgili.

   Kendinize iyi bakın canlarım, eski sevgililerinizin kalbini de kırmamaya özen gösterin.

27 Ekim 2014 Pazartesi

Erken Boşalma


   Üniversitedeydim, uzun zamandır bir sevgilim yoktu, yalnız yalnız takılıyordum sokaklarda. Birden liseden tanıdığım bir arkadaşa rastladım.Vedat. Lisedeyken pek muhabbetimiz yoktu ama yıllar sonra, bir de başka bir şehirde karşılaşınca baya bir samimiyetle kucaklaştık tabi.Bir iş için gelmiş, ertesi gün geri dönecekmiş. Ama görseniz, nasıl değişmiş, nasıl yakışıklı, fiyakalı, görünce ağzınızın sularını akıtacak bir tipe dönüşmüş. Oturup bir çay içtik sonra telefon numaralarımızı alıp ayrıldık.

   Birkaç telefon konuşmasından sonra anladım ki, onun da ağzının suları akmış beni görünce (: Sevgilim olmadığını da öğrendikten sonra konuşmalarımız iyice yön değiştirmişti. Bir süre sonra iyice adı daha koyulmamış iki sevgili gibi olduk. Bir gün yine iş için oraya gelmesi gerekiyordu, tabi fırsat bu fırsat diyerek hemen eve davet ettim (: "Geldiğinde bizde kalırsın, otel köşelerinde sürünme" dedim. O da dünden razı zaten.

   Ben hemen hazırlıklara başladım, ağdamı yaptım, kaymak gibi vücudum. Seksi iç çamaşırları aldım, yeni kıyafetler, uzun zamandır cinsel hayattan mahrum olunca insanın başına vuruyormuş demek ki (: Bir de o gün Vedat'ın doğum günüydü, özel bir ortam yaratmak istedim. Mumlar koydum her tarafa, yatağın üstüne gül yaprakları, tam sevişilecek ortam. Güzel de bir yemek hazırladım, ev arkadaşımı tembihledim bu gece bir şeyler olacak, ortada dolaşma dedim. Giyinip süslendikten sonra da artık bütün geceyi onunla geçirmeye hazırdım.

   Geldi sonra. Bir de çiçek almış gelirken. İçeri girdi gülümseyerek, ama ne tatlı bir gülüş. Yanağımdan öptü, ne tatlı bir öpüş. İliklerime kadar titredim vallahi. Mum ışığında yemek yedik, üstüne romantik de bir müzik açtım. Dans eder misin benimle dedim. İşte onu söylemez olsaydım keşke. Ne olduysa ondan sonra oldu. Ama Vedat niye böyle oldu... :'(


   Dans ediyoruz. Eli belimde, benim ellerim onun boynunda. Arada saçlarını karıştırıyorum parmaklarımla, bu gece neler yapacağım sana dercesine bakışlar atıyorum. O bana çok güzelsin diyor, gülümsüyorum.

   Sonra bir an belimi sıkıca kavradı, kendine doğru çekti beni. İşte bu dedim içimden, başlıyoruz sevişmeye. Ama bir terslik var. Öyle kaldı çünkü, beni kendine yapıştırıp kaldı öyle. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken bir ıslaklık hissettim. Karnımda, evet kesinlikle başka bir yerde değil. Hemen geri çekildim, geri çekilmemle gördüğüm manzara hala gözümün önünden gitmez. Pantolonunun ön kısmında epey yayılmış bir ıslaklık. Elimle karnıma dokundum. Yapış yapış oldu ellerim. Bir de her şey gayet normalmiş gibi davranmaz mı, kusura bakma dayanamadım dedi.Üstümü değiştireyim battı hep dedi. Ben hala aval aval bakıyorum, içimde fırtınalar kopuyor. Bir anda bütün çekiciliği yok oldu gözümde, ne diyeceğimi bile bilemedim.



   Sen ne yaptın Vedat, bütün hevesimi kursağımda bıraktın Vedat. :(  Daha demin içimden şarkılar söylüyordum 'hani ya da benim elli gram pastırmam, Konyalı'dan başkasına bastırmam' diye. O elli gram pastırmayı nasıl da yapış yapış her yere bulaştırdın. En sevdiğim kıyafetimi mahvettin Vedat ! Daha seksi çamaşırımı bile görmemiştin, dokunmadın bile gonca güllerime, bütün hayallerimi sikip attın Vedat !


   Neyse, onu banyoya gönderdim temizlensin üstünü değiştirsin diye, ben de pijamalarımı giydim. Yatağın üstündeki gülleri topladım bir çırpıda. Ev arkadaşımın odasına koştum, yattı bu iş dedim. Bu gece senin odanda uyuyacam dedim. Vedat banyodan çıkınca da geç oldu uyuyalım dedim ona. Sana yatak hazırladım, uyursun orada dedim. Birlikte uyusaydık falan dedi, yok dedim ben şimdiye kadar hiç bir erkekle birlikte uyumadım, hem daha sevgili bile değiliz, uyuyamam seninle dedim. Ciddi ciddi inandı o da, hala farkında değil durumun garibim. (: Ne kaçırdığını bir bilsen canımcım, kafanı duvarlara vurursun da neyse.

   O geceyi nasıl ateşli geçirmeyi planlarken, ev arkadaşımla pijamalarımızla film izleyerek geçirdik. Eğlenmedik de değil hani, ben anlattım, arkadaşım güldü. Yatmadan önce de parmaklarıma sağlık güzel bir mastürbasyon yaptım, rahatladım. Elim bile daha ateşliydi Vedat'tan (: Ertesi gün de Vedat'ı uğurladıktan sonra bir daha görüşmedik.

   İşte canlarım, bu da yıllar öncesinden böyle saçma sapan bir anım. Siz siz olun, bir kızla sevişme potansiyelli bir randevunuz varsa sakın böyle her şeyi berbat etmeyin. Önceden mastürbasyon yapın, rahatlayın. Kızın en sevdiği kıyafetine sakın sperm bulaştırmayın. Hadi sevişirken erken boşalmayı yine anlarım da, ( ki onun da pek hoşumuza gittiği söylenemez ) daha sevişmeye başlamadan boşalmak gibi bir hataya asla düşmeyin. (:

   Bol sevişmeli günler diliyorum size, sağlıcakla kalın...

Bayanların Süslenmesi

Neden kendini bir erkeğe beğendirme çabası içindedirler anlamıyorum. Bir kız neden süslenir. Ya da neden kadın kendine bakmıyor ki elbette kocasının gözü dışarı kayar diye söylemler dolaşır ortalıkta. Ve tabi bu laf kadınlar tarafından kadınlara yapılan bir saldırıdır gene.


Halbu ki diğer canlılarda böyle midir?

Tam tersi diğer canlı türlerinde erkek daha süslüdür. Çünkü dişiyi etkilemesi gerekir. Seçici olan dişidir. Erkek kendini beğendirmeye çalışır. Birkaç örnek vermek gerekirse;


Kuşlarda erkeklerin tüyleri daha renkli daha dikkat çekicidir. Ötüş tarzlarıyla dişileri etkilemeye çalışırlar. Dişilerin böyle bir derdi yoktur. Sadece izlerler. Zaten bu kadar öttükleri için daha çok sesleri çıkar ve daha kolay av olurlar. Baze kuşlar sırf renkli tüyleri için avlanır. Yani anlayacağınız zavallı kuş bir am için canından oluyor çoğu seferJ
        Aslanlarda erkek aslanın başının etrafında tüyleri süstür. Tüylerin güzelliğine göre ve başka aslanları yenebileceği güce göre dişileri elde edebilir. Dişi bişey yapmak zorunda değildir.
Bunlara sayısız örnek verilebilir. Zebralar, kaplanlar, timsahlar, yılanlar vb.

Ama insan bunların tam tersidir. Kadın süslenir erkek bakar ve beğenir. Halbuki bunlara gerek yoktur. Çünkü kadınlar süslenmese bile erkekler bakar. Bu erkeğin içinde vardır. Kadın sadece kadın olduğu için bile erkeğin dikkatini çeker. 

Karikatür gayet açık bir şekilde söylüyor değil mi Fulya? 







   


        Neyse canım isteyen süslenip püslensin. Tabi rakipler o kadar çalışırken sen yerinde durursan bu gerilemedir. Siz birbirbirinizle yarışırken biz bunun keyfini çıkarırız. 

Bye bye güzel popolar pardon güzel bayanlar diyecektim:)

FULYA



Fulya Fulya Fulya...
Bir erkek gözüyle Fulya...
Hayır, hayır erkek gözüyle değil...
Bir arkadaş gözüyle Fulya... 

         Fulya benim 7 senelik arkadaşım. Gayet güzel, ve çekici bir kızdır. Muhtemelen gören herkes beğenir. Uzun boyludur, keskin çizgileri olan vücut hatlarına sahiptir.

          Bir erkek ve bir kız dost olabilirler mi peki? Gerçekten zor bir soru. Cinsel açıdan bakmamak bir erkek için neredeyse imkansız bir şeydir. Peki insan dostuyla yatmak isteyebilir mi? Evet sanırım içten içe böyle bir istek doğar. Hele ki sizin de dostunuz benim biricik dostum Fulya kadar güzel ve çekici bir kadınsa bunu düşünmemek imkansız gibi birşey olur.

            Peki, dostluk bunun neresinde kalıyor? 

           Bir keresinde gayet uygun ortam olmuştu. Gece yarısı oturmuş sohbet ediyoruz öğrenci evinde. Ev bomboştu. Bizi tutan hiç bir şey yoktu. İstedim Fulya ile yatmayı. Deliler gibi öpüşmeyi istedim. Muhtemelen O da istemiştir diye düşündüm. Ama belki yanlıştım. Bunu bilemezdim. Bir anda dudaklarına yapışabilirdim. Bana karşı koyar mıydın Fulya? Bilemezdim. O zamanlar 5 senelik bir dostluğumuz vardı.    

         Önemli olan nedir? Sevgili mi dostluk mu? Dostluğu seçtim. Belki bişey demiyecek karşılık verecekti. Seks dolu güzel anlar yaşayacaktık. Ve devam edecektik dostluğumuza. Ama bunları bilemezdim. Ya dudaklarına uzandığımda beni itip uzaklaşsaydı? Dostluk kalır mıydı ortalıkta? 

      Dostluk içinden geleni yapmak değildir. Birbirini kaybetmekten ölesiye korkmaktır. Ben dostumu seçtim. Çünkü seks yapılabilecek kız, kızarkadaş, sevgili bulunabilirdi. Ama böylesi bir insanla dostluk zor bulunurdu. 

         Ve tek bir sefer bile öpüşmedik 7 senelik bir dostluk süresince. Sayısız defa başbaşa kaldık, fırsatlar oldu, cinsel muhabetler geçti aramızda. Neredeyse paylaşmadığımız şey kalmadı.

 Kesinlikle arkadaşlık ve dostluktur benim tercihim...

          Fulya bugüne kadar sahip olduğum en iyi kız arkadaş. Aslında arkadaştan öte o benim dostum. Ve ben dostumu çok seviyorum. Birazda ondan bahsedeyim:)

    Tanıdığım en zeki kızlardan biridir. Bir şeyi yapmak istesin yeter ki. Başaramayacağı bir konu görmüyorum. Mühendislik fakültesinde onur listesine girmiş birinden bahsediyorum burada. 



    Samimidir. Arkadan plan yapmaya çalışmaz. Seni seviyorsa sonuna kadar yanındadır.

        Çok duygusaldır. Depresyon hastasıdır:) Kırıldı mı, Üzüldü mü kabuğuna çekilir sessiz sakin oturur. 

        Aşk hayatı karmaşıktır. O konuları kendisi zaten yazıyordur veya yazılarında belli ediyordur. Aşkı arayıp arayıp henüz bulamayanlardandır. Ne diyelim inşallah bulur...

      Neyse arkadaşlar burada bırakayım. 

       Dostuma en derin sevgilerimle SENİ SEVİYORUM FULYA...


      Hepiniz sağlıcakla kalın. 

24 Ekim 2014 Cuma

En İğrenç Mahluklar

Tecavüzcülerden bahsediyorum. En iğrenç mahlûklardır benim gözümde.



Çünkü bir türlü nedenini anlamıyorum. Bu kadar mı iradesiz erkekler? Bu kadar mı reziller? Bazen bir tecavüz haberi duyduğumda erkek olduğumdan utanıyorum.

Bazen üniversiteli bir kız, bazen evli bir bayan, bazen bir lise öğrencisi, bazen bir ilköğretim öğrencisi, bazen bir bebek...

Bazen bir kız bazen bir erkek...

Fark etmiyor bunlar için. Yeter ki delik olsun değil mi?

Aciz zavallı mahlûklar...

Sizin kardeşiniz, sevgiliniz, karınız, anneniz, kızınız, oğlunuz yok mu aşağılık pislikler.


Bende bir erkeğim. Evet, benimde canım bazen rahatlamak istiyor. Bazen bende azıyorum. Ama elin denen bir şey var. Aç bir porno videosu veya resmi sarıl eline boşal istediğin kadar. Bazen de düşle bir kızı, rahatlat kendini. 

Kızların canı bizimkisi kadar çekmiyor mu sanıyorsun? Biz nasıl sertleşiyorsak eminim ki onların da azdığı, sulandığı canlarının bir yarrak istediği zamanlar oluyordur. Öyle değil mi Fulyacım? 

Ama onlar böyle bir şeyi yapmıyorlar. Oturup kendilerine mastürbasyon çekiyorlar. 

Hani erkek güçlüydü?

Palavra hepsi. Sadece bu olaylar bile erkeklerin ne kadar güçsüz, iradesiz olduklarını gösteriyor. 

Yok bilmem kız açık giyindi, mini etek vardı, bikini vardı...

Bahanesi yok bunun. Çıplak bile olsa bu bu iğrençliğin bahanesi olamaz. Kızın ahlaksız bir hayat anlayışı olsa bile bu mazeret olamaz. Bir hayat kadınına bile tecavüz haklı değildir.


Hayvan mıyız lan biz?

Yahu karşı taraf acı çekerken nasıl bundan zevk alıyorsunuz anlamıyorum. 

Daha fazla uzatamayacağım. Çünkü en rahatsız olduğum suçlardan birisi bu iğrençliktir. Midemi bulandırıyor. 

Hepiniz kendinize iyi bakın ve bunu kınayın...

Sağlıcakla kalın...



22 Ekim 2014 Çarşamba

Bana Bekaretini Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim




   Kadın olmak her zaman arada kalmaktır bu toplumda. Yargılanmak, yaftalanmak, küfürlere malzeme olmaktır. Sizin dışınızda herkesin sizin hakkınızda söz sahibi olmasıdır. Bir kadın hiçbir zaman "sadece kadın" olamıyor işte. Sadece kadın olmak dışında her şey olabiliyor.

   Mesela bekaret konusu. Kaç kadın bir erkeğin bekaretini sorgulamıştır şimdiye kadar ? Veya bakir olmadığı için yargılamıştır o erkeği ? Buna karşılık kaç erkeğin kadın bekaretini sorguladığını sormak bile gereksiz.

   Bakire misin ? O zaman gelecek planları yapılabilir seninle. Baş tacı olabilirsin. Sana yaklaşırken bile dikkat etmek gerekir, ürkek bir ceylan gibisin çünkü. Her şeyin en iyisine, en güzeline layıksın.

   Bakire değil misin peki ?  Pozisyonlardan pozisyon beğen öyleyse, sonra da kapı dışarı. Bakire olmayan kadınla ilişki mi olur, olsa olsa seks olur. Hem aldatırsın da sen, açık kapı neticede. Önüne gelene verirsin. İkinci el kadın istemeyiz biz!

   Yok babasının çükü ! Pazardan meyve mi seçiyorsunuz, galeriden araba mı bakıyorsunuz lan. İnsanız biz de, insanın ikinci eli mi olur ? Sinirlendirmeyin bizi böyle şeylerle. Sevecekseniz sevin adam gibi, takılmayın böyle kadını aşağılayan meselelere, sevmeyecekseniz de bir zahmet gölge yapmayın.

   Kadınlara bekaretine göre değer biçen erkeklerin de hiç bir kadınla sevişmemeleri gerekir bu mantığa göre. Sonuçta karşısında bakire birini istiyorsa, kendisi de ona göre davranmalı, bekaretini korumalı. Ama yok, erkeklerin ihtiyaçları var değil mi. Yoksa bir yerleri şişer, sevişmeleri lazım. Peki kadınların da ihtiyaçları olamaz mı ? Kadınlar da sevişmek isteyemezler mi ? Daha önce sevişmiş olması o kadının ahlaksız olduğunu mu gösterir ? O kadının sadakatsiz olacağına mı işaret eder ? Geçin bunları anacım, ahlak da, sadakat de kalpte olan şeylerdir, bekaretle belirlenemez.

   Erkekler böyle bekaret de bekaret diye tutturunca ne oluyor sonucunda? Kızlarımız bir erkekle birlikte oldular mı, başka kimse beni kabul etmez diye ( o erkek dünyanın en pislik erkeği bile olsa ) ona mahkum hissediyorlar kendilerini. Veya duyuyoruz, şahit oluyoruz, kızlık zarı diktirmeler, bisikletten düşmeler, bekaretine zarar vermeden her türlü sevişmeler, yalanlar, yalanlar... Böyle kandırılmak daha kötü değil mi sayın erkekler, ne gerek var bu kavgalara ?

   Bir de hani derler ya, bu ülkenin kadınları yatakta odun gibi diye. E biraz oynak olsa hemen yaftayı yapıştıracaksın yahu nereden biliyor bu sevişmeyi diye (: Öyle değil mi Hakancım ? O da ayrı bir mevzu, neyse.

   Gelin kabullenin, kadınların da erkekler kadar sevişme özgürlüğü var arkadaşlar. Sevişmek insanı daha ahlaksız, hafif yapmadığı gibi, sevişmemiş olmak da daha namuslu, sadık yapmaz. Bırakın herkes ne zaman kiminle sevişeceğine kendi karar versin, geçmişte olan da geçmişte kalsın. Bir kadının bedeninde gezinirken başka birisi dokunmuş mu diye düşünmeden önce, kendi bedeninizdeki el izlerini sayın mümkünse.

21 Ekim 2014 Salı

Kim Sikiyo Kim Sikiliyo...

Başka bir yazımda Siktir ve Terkeden sen ol başlığını kullanmıştım. Kendi yazdıklarıma bakınca bu başlıkta bir haksızlık gördüm.

Çoğumuz lise okumuşuzdur. Ve bazen cesur serseri kızlar görmüşüz hepimiz. Eskiden bizim esnaf dükkânımız vardı. Bir keresinde kapının önünde birkaç arkadaşla oturmuş sohbet ediyorduk. Lise çağlarındaydık. Caddenin karşısından liseli yaşlarında biz kız geçti. Ve tam o sırada birileri kıza laf attı “memelere bak taş gibi” diye. Kız arkasını döndü ve caddenin karşısında olan bizler duyacak yükseklikte laf atana küfür etti. Kızın küfrü bizim dikkatimizi çekmişti. Çünkü kız “anasını siktiğimin çocuğu” diye başlayan bir küfürler dizisi kullandı. O zamanlar yanımda olan bir arkadaş “şuna bak erkek küfrü ediyor.” demişti.

Evet, konumuz bu, erkek küfrü…



Bir kız nasıl sikebilir ki? Sikme eylemi erkeklere özgü değil mi?

Bir erkek rahatlıkla siktim diyebiliyor istediği yerde. Ama kızlar beraber yattık lafını tercih eder. Çünkü sikildim ve bu güzeldi demiyorlar. Bunun nedeni nedir? Tek neden bizde bir çıkıntı onlarda ise bir mağara olması mıdır?

Tek nedenin bu olduğunu düşünmüyorum. Gene aynı neden. Tüm dünyada bir ataerkil toplum düzeni var. Sikme eylemi güzel karşılanırken, sikilmek hakaret küfür olarak kabul ediliyor. Sikerim seni!! lafı bir küfürdür veya öyle kabul edilir. Erkeğin yaptığı eylem küfür etmek kızın yaptığı eylem küfür yemek boyun eğmek oluyor. Çünkü kimseye “sana kendimi öyle bir siktiririm ki feleğin şaşar” diyemezsiniz. Bu kendinize hakaret etmek, küfür etmektir.



Buradan sikilmenin aşağılanmak olduğu ortaya çıkıyor. Peki, o zaman kızlar her seferinde aşağılanıyor mu bu durumda? Bunu bilemem. Buna kendiniz karar verin. Sevgilinize “ sikerim seni” derseniz emin olun hakaret kabul eder.      Ama gerçek olan budur. O eylemi yapmak hakaret değil ama söylemek hakaret. En iyisi o eyleme daha güzel tabirler bulmak. Erkeğin eyleminin yüceltilip, kadının eyleminin alçaltıldığı bir toplum düzeninde yaşıyoruz ne yazık ki.

Halk arasında kullanılan “sikerim seni” cümlesindeki sikerim kelimesi aslında birebir sokmak demek değil. Seni mahvederim, bitirim, aşağılarım demek. Yani en azından bir sürü yerde o duygulara bu kemleler de tercüman olabilir. Aslında sikme eylemi güzeldir. Eminim sikilme eylemi de kızlar için güzeldir. Hatta emin olalım gerçekten. Fulyacım doğru mu tahmin ettim J
Fulya düşünedursun biz devam edelimJ

Ama ne yazık ki kızların uğradığı eylem küfür babında kelimelerle eş tutulunca hoş olmuyor. Bu işin iki çözümü var. Ya erkekler küfürlerinde sikerim kelimesini çıkaracaklar ya da kızlar da bu kelimeyi kullanmaktan çekinmeyecekler. Kim demiş erkek küfrüdür bu? İsteyen kullanır.

Bir de aq lafı var. Amına koyarım!!! J Bunu erkekler erkeklere, kızlara; kızlar da erkeklere ve kızlara karşı kullanıyor.  Bırak kullansınlar diyesim var. Sırf normalleşsin diye. Bi tek sikenin erkekler olmadığını görelim diye. Ben ne kızlar gördüm. Millet o kızlar hakkında iflahımızı sikti demiştir. J buradan da anlayabiliyoruz sikmek için yarağa ihtiyaç yoktur.



Neyse canlarım burada bırakalım. Devam etsem bitmez söyleyeceklerim. Siz ne demek istediğimi anlamışsınızdır umarım çünkü ben bile anlamadım tam olarak ne dediğimi.

Hepiniz sağlıcakla kalın. Bal kutularınızı siktirmeden önce mutlaka yalattırın. Karşı tarafta baldan nasibini alsın.


Ya da en iyisi siktirmeyin sikişin beraber:) …

20 Ekim 2014 Pazartesi

Merhaba

   Beni tanırsınız, ben Fulya. Üniversiteden sadece arkadaş olan Fulya (: Duydum ki namım buralara kadar gelmiş, e namımın olduğu yerde benim olmamam dinimizce caiz görülmez diyerekten attım kendimi pistlere.

   Kendimden biraz bahsedecek olursam, çoğu zamanını düşünmekle geçiren ağır işsizlerden biriyim. İlişkiler üzerine düşünürüm, kadınlar, erkekler, benler, senler, onlar, bizler, sizler yine onlar. Kavramlar, düşünceler, tabular ve daha bir sürü şey. İlk yazıları yazmak hep biraz zor olur, ben de ne yazacağımı bilemiyorum açıkçası idare edin. 

   Kendimden bahsetmeye devam edecek olursam evet serseri, çapkın erkekleri daha çekici bulurum. Bir kere daha tecrübeli oluyorlar tamam mı (: (Tabi bu arada hafif gülümsüyorum, siz anladınız.) Yıllarca nasıl istedim, nasıl deli danalar gibi döndüm durdum çapkın bir erkeği evcilleştirebilmek için. Ne planlar yaptım, ne hesaplar kurdum anlatamam (: (Burada yine gülümsüyorum, siz anladınız. ) Ama gel gör ki kurduğum tuzaklara kendim düştüm, kendine çapkın süsü veren bir erkek kişisi tarafından evcilleştirildim. Demek ki neymiş, bir çapkını evcilleştirebilmek de mümkünmüş (:

   Neyse sevgili arkadaşlar, değerli hemcinslerime seslenerek bu ilk yazımı noktalamak istiyorum.

   Eğer size körü körüne bağlanacak, hep yanınızda olacak bir erkek istiyorsanız gidin daha önce hiç sevgilisi olmamış, el değmemiş, kendi halinde mülayim birine yanaşın. Açılmamış bir goncadır o, sevin onu, sarmalayın, şefkat gösterin. Ama hayatınız hep aynı tekdüzelikte geçecek, sıkılacaksınız, bunalacaksınız, bir gün ayrılmak isterseniz de onun için dünyanın en kötü, en orospu kadını olarak kalacaksınız unutmayın.

   Daha önce bir sevgilisi olmuş fakat ayrılmış erkeklerden özellikle uzak durun. Onlar hala eski sevgililerini unutmaya çalışıyorlar, o dünyanın en kötü, en orospu kadını hep aranızda bir hayalet gibi dolaşacak.

   Ama gerçekten duyguyu da, eğlenceyi de, aman sabahlar olmasın diyeceğiniz bol seksli geceleri de doya doya yaşamak istiyorsanız o zaman işte benim caanım tecrübeli çapkın erkeklerime gelin (: İlk değil, ikinci değil, üçüncü değil, dördüncü değil, beşinci değil, oyyşşhh neyse ben bir hoş oldum (: Bağlanmak zorunda da değilsiniz, istediğiniz zaman ayrılabilirsiniz. Ayrılınca kötü kadın olmazsınız, arkadaş kalabilirsiniz, hatta arada sevişmeye devam edebilirsiniz. Yeterince duygusal bağ oluşmuşsa aranızda, ömür boyu birbiriniz için değerli bile olabilirsiniz.

   Başka bir yazıda görüşmek üzere canlarım, sabahları olmayan geceler diliyorum sizlere (:

Zeki bir kızdın eskiden. Peki şimdi zeki bir kadın mısın:)


Erkekler süper sihirli bir güce sahiptirler. Bir canlının cinsini değiştirebilecek güce sahipler. O yüzden biz erkeklere saygı gösterilmesi lazım. Bu sihri yapmak için ihtiyacımız olan tek şey bir sihirli değnektir. Ve bu sihirli değneğe hepimiz doğuştan sahibiz. Bu sihirli değnek aşağıda da gösterildiği gibi yarraktır… Ve bir çilingirdir kendisi. J



Cinsi değişen canlıda dişilerdir. Bir kızı sihirli değneğimizle bir kadına dönüştürebiliyoruz. Tek yapmamız gereken değneği yani sikimizi kızın içine değdirip sihirli kelimeler olan “ah, oh” sözcüklerini söylemektir.

Güzel bir kadın veya güzel bir kız kelimeleri iltifat olarak kabul edilir. Halbuki güzel bir kadınsın demek ikinci elsin, sikilmiş bir kızsın demekten başka bir şey değildir.

Peki, nasıl olması gerekir? Veya neden bayanları kız ve kadın olarak ayırmak zorunda kaldık? Aslında hepsi birer saçmalık.  Bir bayanın iki bacağının arasındaki bir zar nasıl oluyor da bir kızken aniden bir kadına dönüştürebiliyor?  Belki kullanılmış mal sevmememizdendir. O yüzden kız ve kadın kavramını ortaya çıkarmışızdır. Bu 1. el bu ise 2. el diyemeyeceğimiz için veya bu çok abes kaçacağı için güzel kız veya güzel kadın kavramlarına sarılmışız. Çünkü kadın, kız kavramının 1. el veya 2. el demekten hiçbir farkı yok.

Aslında gene bayanlar, bayanlar, bayanlar. Bu tür lafları birbirlerine yapıştırmayı çok severler. Neymiş falanca kız patlamış mısırmışJ  bu düşünceleri öncelikle bayanların zihninden atmak lazım. Bunu da ancak kendileri yapabilir.

Eğer aynı şey erkekler içinde olsaydı kimsenin itirazı olmazdı. Eğer erkek cinside patlamış mısır olabilseydi böyle bir saçmalık olmayacaktı. Ama bir erkeği kim patlatabilir ki? Başka bir erkek dediğinizi duyar gibi oldumJ onu saymıyorum çünkü o zaman ipne gibi bir şey olurJ

Gelin hepimiz onlara bayan diyelim. Ya da hepsine kız diyelim. Ya da hepsine kadın diyelim. Ama bir yarrak gördü diye değiştirmeyelim sıfatlarını.

-          Hazır ol birazdan artık bir kız olmayacaksın.
-          Niye? Kurbağaya mı dönüştüreceksin beni?
-          Kızım ne saçmalıyorsun sen?
-          Birazdan saçmalasam ne diyeceksin kızım yerine?
-          Kadınım diyeceğim.
-          Neden?
-          Çünkü ee.. ss..!! ne bileyim öyle işte.
-          
Ve sikme sikilme eylemi sona erer…

-          Gerçekten artık kendimi bir kız olarak görmüyorum. Bir kadın gibi hissediyorum.
-          Gerçekten mi? O kadar çabuk hissiyatın da mı değişti?
-          Saçmalama, tabi ki gerçek değil. Yarım saat önce ne hissediyorsam hala aynı şekilde hissediyorum. Ama hani amıma soktuğun zaman varya…
-          Eee?
-          İşte o zaman değişen ben değildim, sendin. Bir dakika önce romantik bir sevgiliyken bir anda bir öküze dönüştünJ
Sik görmüş kız = am görmüş erkek. Arada bir fark yok.

Önemli olan tek şey insan olmak ama orospu olmamak. Orospu terimi hem erkek hem bayan için geçerlidir. Sikişirken duygudan yoksun olmaktır. Bu işi değer vermeden yapmaktır.

Bakirelik insanın içindedir. Nice kandırılmış kız vardır. Kendilerine patlak damgası vurulmuş. Nice oruspu erkek vardır hala utanmadan sikilmemiş am isteyen vardır.

Siz,  siz olun bir insanı sırf sikişmiş diye ayırmayın. Yoksa sihirli çilingir hepinizi çarparJ


Sağlıcakla kalın duygu olmadan sikişmeyin. Sikiştiğiniz kişiye de değer verin…