Üniversitedeyim ve gene uzaklık
yüzünden kapanamayan bir tartışma var sevgilimle aramızda. Sevgililer bilir
farklı şehirde yaşıyorlarsa. Ufak tartışmalar bile çok geç kapanır. Konuşmaya
ara vermiş değiliz ama soğuk ve kısa konuşmalar sadece. Fen edebiyatın kantinindeyim arkadaşlarla çay
içiyoruz. Yanlış anlamayın iki arkadaş var masada ikisi de erkek. Ben hep sadık
bir erkek olmuşumdur zaten. Belki de yatağıma girmesi kolay olacak bir kız
bulamadığımdan veya hayat kadınlarından tiksindiğimdendir bilmem ama sadık
kaldım bu güne kadar. Seks manasında sadık kalmak. Yoksa hayal etmek konuşmak
tavlamaya çalışmak konularında değilJ
Zaten biz mühendislik öğrencileri
genelde arkadaş toplantılarını fen edebiyat veya eğitim fakültesinde yapardık.
Nedenini biliyorsunuz. Gözler biraz bayram etsin diye. Bide fen edebiyatta bi
tarih okuyan veya coğrafya okuyan bize rakip olamazdı. Mühendis olarak kızlara
daha çekici geliyorduk. Tarihçiler veya coğrafyacılar kırılmasın bana lafım
onlara değil. Kızlar insanları üzerindeki cekete, pantolona,mesleğe , paraya
göre değenlendirdiği için çoğunlukla. İnsanlığına göre değerlendirmeyi
öğrenseler kendileri karlı çıkar. Adam gibi adamlar dururken itin kopuğun
yatağında seks oyuncağı olmazlar. Ta ki yeni bir oyuncak çıkana kadar. Sonra vur
tekmeyi götüne gitsin. Evet doğrular bunlar kimse kırılmasın. Arabası olup da
etrafında kız sürüsü olmayan erkek var mı? Etrafınıza bakarsanız ne kadar haklı
olduğumu görürsünüz.
Arabası olmayana veren tüm kızlara gelsin bu yazdıklarım...
:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder