22 Ekim 2014 Çarşamba

Bana Bekaretini Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim




   Kadın olmak her zaman arada kalmaktır bu toplumda. Yargılanmak, yaftalanmak, küfürlere malzeme olmaktır. Sizin dışınızda herkesin sizin hakkınızda söz sahibi olmasıdır. Bir kadın hiçbir zaman "sadece kadın" olamıyor işte. Sadece kadın olmak dışında her şey olabiliyor.

   Mesela bekaret konusu. Kaç kadın bir erkeğin bekaretini sorgulamıştır şimdiye kadar ? Veya bakir olmadığı için yargılamıştır o erkeği ? Buna karşılık kaç erkeğin kadın bekaretini sorguladığını sormak bile gereksiz.

   Bakire misin ? O zaman gelecek planları yapılabilir seninle. Baş tacı olabilirsin. Sana yaklaşırken bile dikkat etmek gerekir, ürkek bir ceylan gibisin çünkü. Her şeyin en iyisine, en güzeline layıksın.

   Bakire değil misin peki ?  Pozisyonlardan pozisyon beğen öyleyse, sonra da kapı dışarı. Bakire olmayan kadınla ilişki mi olur, olsa olsa seks olur. Hem aldatırsın da sen, açık kapı neticede. Önüne gelene verirsin. İkinci el kadın istemeyiz biz!

   Yok babasının çükü ! Pazardan meyve mi seçiyorsunuz, galeriden araba mı bakıyorsunuz lan. İnsanız biz de, insanın ikinci eli mi olur ? Sinirlendirmeyin bizi böyle şeylerle. Sevecekseniz sevin adam gibi, takılmayın böyle kadını aşağılayan meselelere, sevmeyecekseniz de bir zahmet gölge yapmayın.

   Kadınlara bekaretine göre değer biçen erkeklerin de hiç bir kadınla sevişmemeleri gerekir bu mantığa göre. Sonuçta karşısında bakire birini istiyorsa, kendisi de ona göre davranmalı, bekaretini korumalı. Ama yok, erkeklerin ihtiyaçları var değil mi. Yoksa bir yerleri şişer, sevişmeleri lazım. Peki kadınların da ihtiyaçları olamaz mı ? Kadınlar da sevişmek isteyemezler mi ? Daha önce sevişmiş olması o kadının ahlaksız olduğunu mu gösterir ? O kadının sadakatsiz olacağına mı işaret eder ? Geçin bunları anacım, ahlak da, sadakat de kalpte olan şeylerdir, bekaretle belirlenemez.

   Erkekler böyle bekaret de bekaret diye tutturunca ne oluyor sonucunda? Kızlarımız bir erkekle birlikte oldular mı, başka kimse beni kabul etmez diye ( o erkek dünyanın en pislik erkeği bile olsa ) ona mahkum hissediyorlar kendilerini. Veya duyuyoruz, şahit oluyoruz, kızlık zarı diktirmeler, bisikletten düşmeler, bekaretine zarar vermeden her türlü sevişmeler, yalanlar, yalanlar... Böyle kandırılmak daha kötü değil mi sayın erkekler, ne gerek var bu kavgalara ?

   Bir de hani derler ya, bu ülkenin kadınları yatakta odun gibi diye. E biraz oynak olsa hemen yaftayı yapıştıracaksın yahu nereden biliyor bu sevişmeyi diye (: Öyle değil mi Hakancım ? O da ayrı bir mevzu, neyse.

   Gelin kabullenin, kadınların da erkekler kadar sevişme özgürlüğü var arkadaşlar. Sevişmek insanı daha ahlaksız, hafif yapmadığı gibi, sevişmemiş olmak da daha namuslu, sadık yapmaz. Bırakın herkes ne zaman kiminle sevişeceğine kendi karar versin, geçmişte olan da geçmişte kalsın. Bir kadının bedeninde gezinirken başka birisi dokunmuş mu diye düşünmeden önce, kendi bedeninizdeki el izlerini sayın mümkünse.

4 yorum:

  1. Bu konuda aynı fikirde olduğumuzu biliyordum:) Ruhu patlak kızlar çok malesef. bunlara götten siktirenler de örnek verilebilir. Bir yarrak için katlanılan acıya bakar mısın? Oynak kısmında da haklısın. Yatakta biraz oynak olunca bu tecrübe nerden geliyor diye düşünmemek elde değil...

    YanıtlaSil
  2. Hepimizin ruhu patlaktır biraz Hakan (: Ayrıca biz bu götten sikişip bekareti korumak olayına da "öyle göte böyle yarak" diyoruz (: Erkekler bekaret olayını ölüm kalım meselesine çevirdikleri sürece kadınlar böyle yollar deneyecektir. Denesinler de, duyduğuma göre çok farklı bir zevki varmış. Hem iki kişi de istedikten sonra kulaktan bile sikişebilirler bence, bir mahsuru yok (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duyduğuna göre mi yoksa biliyor musun :-)

      Sil
    2. Bilseydim söylerdim canımcım, ilk elden anlatırdım nasıl bir şey olduğunu ama maalesef (:

      Sil